KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2011/19169 E., 2013/3508 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
229 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların cezalandırılmasını isteyen şikayetçinin davaya katılması hususunda bir karar verilmemiş ise de; suçtan zarar gören şikayetçinin 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan ...,'nin taksitle iki adet bilgisayar satın alıp 10 adet senet verdiği, bilgisayarların bozuk çıktığını söyleyerek işyerine gelen sanıkların bilgisayarları geri getirdiklerini söyleyerek, senetleri alıp bilgisayarları iade etmeden gittikleri iddia edilen olayda, sanıkların atılı suçu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/19169, K. 2013/3508, 26 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama