KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/19327 E., 2013/4155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklardan ...'ın, katılan ...'in diğer sanık ...'nın mağdur ...'ın kimlik bilgilerini kullanarak, sahte olarak oluşturdukları nüfus cüzdanları, Afyonkarahisar Üniversitesinde görevli olduklarına dair görev ve maaş belgeleri ile yine bu bilgileri kullanarak almış oldukları ikametgah İlmuhaberleriyle katılan bankalardan Uşak ... Şubesine münferid olarak müracaatta bulunup ayrı ayrı 6000.00 TL kredi aldıkları, sanık ...'in yine aynı sahte belgeleri kullanarak bu kez Uşak ...
Şubesine müracaat edip 9300 TL kredi aldığı, sanık ...'inde aynı bankaya sahte belgelerle kredi için başvurduğu ancak bankanın yapmış olduğu araştırma sonucunda söz konusu üniversitede böyle bir kişinin çalışmadığının tespit edilmesi üzerine durumun kolluğa bildirilip kredi için bankaya çağrılan sanığın yakalandığı olayda,
1-Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
5271 Sayılı CMK'nun 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan "hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına" ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMUK'nun 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümler ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık ...'ın nitelikli dolandırıcılık suçundan, suç tarihinden önce 29/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5377 sayılı yasanın 19.maddesiyle değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1-son maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, 5237 sayılı TCK nun 158/1-j madde ve bendi yerine anılan maddenin (f) bendi uyarınca ceza tayini sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/19327, K. 2013/4155, 7 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama