KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2011/19357 E., 2013/3404 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, Dolandırıcılığa Teşebbüs
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın kendisini ... olarak tanıtıp avukat olarak çalışan katılan ... ile görüştüğü, kardeşi...in Hollanda'da olduğunu, eşinden anlaşmalı boşanacağını, bu anlaşma karşılığında 40.000 Euro para göndereceğini, bu paranın 30.000 Euro'sunun anlaşmaya göre karşı tarafa verileceğini, 9.000 Euro'nun, babasının tedavisinde kullanılacağını, 1.000 Euro'nun da kendisine verileceğini söylediği, katılan avukatın da, davayı kabul edebileceğini, bunun için konsolosluktan vekaletname çıkartılması gerektiğini söylediği, kısa bir süre sonra kendisini ...., olarak tanıtan kişi, katılanın, Acıpayam ilçesindeki bürosunu telefonla arayarak,
bulunduğu yerde başka banka olmaması nedeniyle, parayı Denizli ...Bankası şubesine gönderdiğini belirttiği, bir süre sonra bankadan arıyormuş gibi yapan bir kişinin, paranın bankaya geldiğini, öğleden sonra alınabileceğini söylediği, bu konuşmalardan sonra sanığın tekrar katılanın yanına geldiği, babasının rahatsız olduğunu, acilen Antalya'ya sevk edilmesi gerektiğini, nasıl olsa para bankaya geldi diyerek 3.000 TL para istediği, katılan da, paranın hesabına yattığını düşünüp, başka bir bankadan da kredi çekerek, sanığa istediği parayı verdiği,
yaptığı araştırmada, bankada kendi adına yatırılan bir para olmadığını görünce dolandırıldığını anladığı, bu şekilde sanığın hileli hareketlerle katılanı kandırarak dolandırıcılık suçunu işlediği, sanığın, bu kez mağdur Avukat ...'ın da yanına giderek, aynı hikayeyi ona da anlattığı, hesabına dava için para yatırıldığını söyledikten sonra mağdurdan, babasının hasta olduğunu belirterek para istediği; fakat mağdur ...'ın, istenilen parayı vermediği,
bu şekilde mağdura karşı dolandırıcılığa teşebbüs suçunun işlendiğinin iddia edildiği olayda, katılan ve mağdura karşı suçların ayrı ayrı işlendiği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/19357, K. 2013/3404, 26 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama