KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2011/19449 E., 2013/3649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın danışmanlık ve fal bilim merkezi adı altında işyeri işletip bu işle ilgili internet sitesinde falcılık, medyumculuk vb. işleri yaptığına ilişkin duyurular da bulunduğu, bu internet sitesinden bulduğu telefondan kendisini arayan müştekiye kısmetinin kapalı olduğunu, açabileceğini söyleyerek değişik zaman dilimlerinde toplam 8.350 TL parayı müştekinin banka hesabına göndermesini sağlaması şeklindeki eylemin temas ettiği, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-a maddesinde düzenlenen “Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde, hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/19449, K. 2013/3649, 27 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama