KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/20089 E., 2013/4359 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılandan aldığı hurda araca karşılık 300 TL nakit 1000 TL bedelli senet verdiği, senedin keşideci kısmına ismini İrfan olarak yazıp imzalayarak yasal takibini engellemek suretiyle atılı suçu işlediği iddia olunan olayda; katılanın sanığa dilediği zaman ulaştığı, okuma yazması bulunmayan sanığın ilçede İrfan ismiyle tanındığı, borcu kabul ettiği gibi icra takibine de itirazının bulunmadığı, katılanın tanıdıkları olan tanık ... ...’in senedin kendisi tarafından tanzim edildiği ve İrfan olarak bildiği sanık tarafından imzalandığını beyan etmesi karşısında, dolandırıcılık kastının bulunmadığı ve eylemin hukuki uyuşmazlık niteliğinde olduğu gerekçesiyle sanığın beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/20089, K. 2013/4359, 11 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama