KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/20203 E., 2013/4770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, oğlu olan temyiz dışı sanık ... ile birlikte hareket ederek katılana Toplu Konut İdaresi'nden ev alma konusunda yardımcı olacaklarını, para göndermesi halinde onun adına Toplu Konut İdaresi'ne başvurup konut edinmesini sağlayacaklarını söyleyerek bu amaçla değişik tarihlerde katılan tarafından elden, postayla ve banka aracılığıyla sanığın banka hesabına gönderilen parayı aldıkları ancak Toplu Konut İdaresi'ne herhangi bir başvuru yapmadıkları gibi parasını da geri vermediklerinin anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın eylemini değişik zamanlarda gerçekleştirmiş olması nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanarak tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesi gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/20203, K. 2013/4770, 14 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama