KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/20330 E., 2013/4822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bedelsiz Senedi Kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda; katılanın borcundan dolayı sanığa 6.550.000.000. TL tutarında senet verdiği ve bu senedin bir kısmını ödediği, ödenen bu kısımların sanık tarafından kurşun kalemle senedin arkasına yazıldığı, sanığın bir kısmı ödenmeyen bu senede dayalı olarak senedin tamamı üzerinden katılan aleyhine icra takibi yaptığı olayda “bedelsiz senedi kullanma” suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında bulunan mahkumiyetinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olması nedeni ile tebliğnamedeki bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu halde 5237 sayılı TCK'nun 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 156.maddesi gereğince hükmedilen 5 gün adli para cezasından aynı yasanın 62/1.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu "4 gün adli para cezası" yerine yazılı şekilde "5 gün adli para cezası" yazılması isabetsizliği verilen sonuç adli para cezasının doğru olarak "80 TL" şeklinde belirlenmesi karşısında mahallinde düzeltilebilir "maddi hata" olarak tespit olunmuştur.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/20330, K. 2013/4822, 14 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama