KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/20363 E., 2013/4783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; hava alanından çıkan katılanın yanına yanaşıp, onunla birlikte yürüyen sanığın yerde mendile sarılı para var, bunu alıp paylaşalım dediği, sanığın kabul etmemesi üzerine şöyle geçelim diyerek şikayetçiyi bir banka oturttuğu, o sırada gelen başka bir kişinin iki şahsın cebindeki mendile sarılı paraları çaldığını söylemesi üzerine sanığın cebindeki paraları gösterdiği, şikayetçiden de aynı şeyi yapmasını istedikleri, şikayetçinin parasını alan şahsın sanığın parası ile karışmasın diye aldığı parayı kağıda sarmaya çalıştığı sırada şikayetçinin kandırıldığını anladığı olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 157. maddesinde hapis cezasının yanında öngörülen adli para cezasına hükmedilmemesi, ve tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/20363, K. 2013/4783, 14 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama