KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/20460 E., 2013/5002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
İddianame ve ekleri okunarak sanığın savunmasının alınmış olması karşısında, iddianamenin kabulü kararının okunmaması sonuca etkili olmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
1)Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 230 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 308/7.maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması,
Ceza Muhakemesi Kanununa göre hüküm fıkrasında bulunması zorunlu unsurları taşıması, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, nitelendirilmesi, savunmada ileri sürülen hususlar ile ilgili hüküm kurulması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan, gerekçeden yoksun olarak ve denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması,
2)Şikayetçi ...'un karakol ifadesi ile yetinilip kovuşturma aşamasında dinlenilmeden, sanığın kasada bulunan parayı aldığı kabulü ile karar verilmiş ise de; şikayetçi usulüne uygun olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilerek sanığın kasada bulunan parayı alıp almadığının işyerinde çalışan diğer işçilere de sorularak kesin olarak belirlenmesinin ardından hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Kabule göre de; hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/20460, K. 2013/5002, 19 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama