KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/21495 E., 2013/5695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında "01/11/2005 " şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin haksız yararın sağlandığı son tarih olarak görünen 18/12/2007 olarak mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan İmran'ın vefat eden babasından sigorta maaşı alabilmek için resmi nikahla evli olduğu diğer sanık ...'ten 30/11/2005 tarihinde muvazaalı olarak boşandıkları halde aynı evde birlikte yaşamaya devam ettikleri, 01/11/2005 - 18/12/2007 tarihleri arasında katılan Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan maaş almak suretiyle haksız yarar sağlayarak "nitelikli dolandırıcılık" suçunu birlikte işledikleri iddia olunmuş ise de;
hukuken geçerli bir kararla boşandıktan sonra kişilerin bir arada yaşamalarının boşanmanın maaş almak amacıyla yapıldığının ve hileli davranışın kanıtı olamayacağı, nitekim 5560 sayılı Kanunun 56. maddesinde bu durumu tespit edilen kimselerin gelir ve aylığının kesileceği ve ödenmiş tutarların geri alınacağının belirtildiği, bu hususta cezai müeyyidenin bulunmadığı, sanıkların eyleminin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, bu nedenle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/21495, K. 2013/5695, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama