KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/22207 E., 2013/6006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargılamaya konu suç için 5271 sayılı Kanunun 196/2. maddesine öngörülen hapis cezasının alt sınırının 5 yıldan az olması ve aynı maddenin 2. fıkrasındaki "Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastahane veya tutukevine nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir." düzünlemesi karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan ...’in, arkadaşı tanık ...'in kullandığı araca otostop çeken sanık ... ve beraat eden ...'i alması ile onlarla tanıştığı, iki gün sonra sanıkların, Katılan ...'in babası katılan ...'in evine geldiği, sanık ...’nın kendisini burada istihbaratçı bir üsteğmen olarak tanıttığı, hisse senetleri karşılığında alacaklarını alamadıklarını söyleyen katılanların işlerini halledeceğini söyleyerek katılan ... ve ...’den boş bir kağıda imza aldığı, katılan ...’in cep telefonu ve kartını aldığı,
ayrıca bankaya 2000 TL depozito yatırmaları gerektiğini söyleyip katılan ...’den 2100 TL değerinde ziynet eşyası aldığını, şikayetçilere ait aracı alıp geri getirmediği, böylelikle hileli hareketlerle kendi yararına haksız menfaat sağladığı şeklinde gelişen eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesinde tarif edilen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/22207, K. 2013/6006, 2 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama