KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/22869 E., 2013/6520 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, Kasten Yaralama
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların temyiz istemlerinin kendileri hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’ un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,
mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ...'in trende karşılaştığı katılan ...’e paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek verdiği iki adet sahte altın bilezik karşılığı 300 TL aldığı şeklinde gerçekleşen olayda; dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 100 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/22869, K. 2013/6520, 9 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama