KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/23127 E., 2013/6599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın polis memuru olarak Silvan İlçe Emniyet Müdürlüğünde çalıştığı ve eşinden dolayı aile yardımı aldığı, ancak eşinin 22/09/2006 tarihinde Atatürk İlköğretim Okulunda usta öğretici olarak görev yapmaya başladığı, eşinin görevinin 15/06/2007 tarihinde son bulduğu, sanığın bu tarihler arasında da eş yardımı almaya devam ettiğinin iddia edildiği somut olayda.
Silvan İlçe Emniyet Müdürlüğünün 27/11/2008 tarih ve 2008/158 sayılı yazısına göre sanığın görev yaptığı Silvan İlçe Emniyet Müdürlüğüne eşinin çalışmadığına dair herhangi bir aile bildirimi düzenleyip vermediği, çalıştığı kurum mutemetliğince sanığın eşi çalışmadığı kabul edilip sanığa aile yardımı tahakkuk ettirilerek bordrolarında fazla ödemede bulunulduğu, fazla ödemenin yapılmasında sanığın herhangi bir hileli hareketinin olmadığı anlaşılmakla mahkemenin dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/23127, K. 2013/6599, 10 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama