KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/23475 E., 2013/6442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükmün son kısmında, son celsede hazır bulunan sanık açısından, temyiz süresinin tefhim ve tebliğden itibaren başlayacağı şeklinde yanlış anlamaya neden olacak ifadelere yer verilerek temyiz süresinin ne zaman başlayacağı konusunda yanıltma yapılmış olması karşısında, temyizin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın müştekinin çalıştığı fırına Kuran kursunda yemek vereceğini belirterek 10 adet köy ekmeği sipariş edip 100 TL vereceğini ve Kuran kursuna buna göre para üstü gönderilmesini söylediği, müştekinin de ekmekleri ve para üstü olan 90 TL ile birlikte bildirilen adrese gittiği, sanığın müştekiden ekmekleri ve para üstünü alarak
binaya girdiği, kısa bir süre sonra geri gelerek parayı üst katta hocanın vereceğini söylemesi üzerine müştekinin yukarıya çıkarak kursun kapalı olduğunu anlayıp ekmeklerin de kapı önünde bırakılmış olduğunu gördüğü şeklinde gerçekleşen eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/23475, K. 2013/6442, 9 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama