KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/23552 E., 2013/7160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, daha önceden yaptığı başka bir kredi başvurusu için katılanın kendisine verdiği kimlik fotokopisini geri vermeyip üzerine kendi fotoğrafını yapıştırarak elde ettiği sahte belgeyi ilgili banka şubesine sanık ... adına yaptıkları 23.000 TL araç kredisi talebinde kefil ... olarak kullanıp kendisi imzalayarak kredi verilmesini temin ettiği anlaşıldığından sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.11.2011 gün ve 2011/9-192 esas ve 2011/241 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanığın savunmalarını sunduğu oturumlarda duruşmadan vareste tutulmayı talep ettiği ve yargılamaya konu suç için yasada öngörülen hapis cezasının alt sınırının beş yıldan az olduğu anlaşılmakla, sanığın savunmasının istinabe yoluyla alınması ve Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturuma getirtilmeden karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/23552, K. 2013/7160, 17 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama