KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/23783 E., 2012/38350 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın hile oluşturduğunu başından beri bildiği aslı ele geçirilemeyen sahte belgenin insanların yardım etme hususlarındaki iradesini güçlendirmenin yanında bu belgeyi kullanarak hilesini kuvvetlendirmek suretiyle yardım toplamada karşı tarafın irade serbestisini etkileyip denetim olanağını ve irade özgürlüğünü kaldırdığı dikkate alındığında ve dairemizin 2011/13744 Esas sayılı dosyasının aynı gün yapılan temyiz incelemesinde sanığın benzer şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Somut olayda;
Sanığın, yardım için sahte izin belgesi gösterip çocuğunun hasta olduğunu söyleyerek Emir Sultan İlköğretim Okulu öğretmenlerinden para topladığı, aynı şekilde Konak Anadolu Lisesine başvurduğunda okul müdürünün şüphelenmesi üzerine yakalanması şeklinde gerçekleşen eylemde dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/23783, K. 2012/38350, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama