KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/23876 E., 2013/6885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
237 kelime·1 dk okuma
...
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Emekli Sandığından yetim aylığı almakta iken 05.02.1998 tarihinde evlenen sanığın, bu durumunu bildirmeyerek haksız olarak aylığını almaya devam edip kurumu zarara uğrattığı iddiası üzerine yapılan yargılama sonucunda.
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 123. maddesi uyarınca düzenlenen yoklama yönetmeliği hükümlerine göre, nüfus idarelerine, ilgililerin şahsi hallerindeki değişiklikleri kuruma bildirim yükümlülüğü getirilmiş olup, idarenin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesinin sonuçlarına sanığın katlanamayacağı, nüfus kaydı incelendiğinde evlendiğinin kolaylıkla tespit edilebileceği, bu nedenle kurumu aldatmaya yönelik herhangi bir eyleminin bulunmadığı hususları gözetilerek, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/23876, K. 2013/6885, 15 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama