KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/25059 E., 2013/8329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, temyize gelmeyen sanık ... ile birlikte oto pazarında gördükleri müştekiye ait aracı beğendikleri, temyize gelmeyen sanık ...'in müştekiye kendisini...olarak tanıttığı ve müştekiyle aracın satışı konusunda anlaştıkları, temyize gelmeyen sanık ...'in müştekiyi arayarak... iline gelmesini, araç bedelini burada kendisine verebileceğini söylediği, bunun üzerine müşteki ile ... terminalinde buluştukları, temyize gelmeyen sanık ...'in aracı eşine göstereceğini, eşinin beğenmesi durumunda parayı getirebileceğini söylediği, müştekinin kabul etmesi üzerine bahse konu aracı ruhsatıyla birlikte verdiği,
temyize gelmeyen sanık ...'in araca binerek uzaklaştığı, gittikten bir müddet sonra müştekinin yanında kalan sanığın lavaboya gitmek bahanesi ile müştekinin yanından ayrılıp uzaklaştığı şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda;
Sanığın savunmasının içeriği, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında teşhis veya yüzleştirme işleminin yapılmaması, yakınanın ve tanık olarak dinlenen...'ın "kendisini...olarak tanıtan 40-45 yaşlarındaki sanığın yanındaki kişinin 30-35 yaşlarında, 1.67 boylarında, esmer tenli, zayıf yapılı, bıyıklı..." bir kişi olduğunu söylemelerine rağmen olay tarihi itibariyle 50 yaşında olan sanık ...'ın fiziksel özellikleri konusunda gözlemin tutanağa geçilmemiş oluşu da dikkate alınarak,
gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması yönüyle, sanığın fiziksel özellikleri ve gösterdiği yaşın gözlemlenerek tutanağa geçirilmesi ve imkan bulunursa yüzleştirme, mümkün olmazsa çok yönlü ve net fotoğraflardan ayrıntılı teşhis yaptırılmasından sonra sonucuna göre sanığın olaylardaki rolü ile hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/25059, K. 2013/8329, 6 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama