KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/25625 E., 2013/9143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın 2007 yılı Eylül ayında eşine ve düğünde takmak üzere kızına kuyumculuk yapan sanıktan iki adet bilezik aldığı, katılanın bu bilezikleri eşi ve kızı ile birlikte aldığı, katılanın 2008 yılı Ocak ayında eşine almış olduğu bileziği tamir ettirmek üzere sanığa götürdüğünde sanığın bu bileziğin sahte olduğunu, kendisinin satmadığını beyan ettiği, bunun üzerine katılanın kızına almış olduğu bileziği de sanığa götürdüğü, sanığın bu bileziğin de altın olmadığını söylediği, böylelikle sanığın katılana altın bilezik diyerek
değersiz maden bilezikleri sattığı iddiası ile açılan kamu davasında; mahkemece, suça konu altınları katılanın ve ailesinin kendilerinin beğenerek aldıkları, sanığın en azından iki adet sahte bileziği vitrinde teşhir ederek satışa arz etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bilezikleri katılan ve ailesinin beğenmesine göre vitrindeki başka altınların da sahte olması gerekeceği, sanık ile ilgili bugüne kadar benzer bir iddia bulunmadığı, katılanın da kabul ettiği üzere bilezikleri eşi ve kızının değiştirmiş olması veya başka bir kuyumcudan satın almaları gibi ihtimaller de bulunduğu, sanığa yüklenen suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/25625, K. 2013/9143, 16 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama