KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/26176 E., 2013/9281 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların eve gitmekte olan katılanın yanında araçlarını durdurdukları, sanık ...’ın katılana hitaben “biz eve geldik seni bulamadık, ben aile doktoruyum.” diyerek içinde masaj aleti bulunan elindeki kutuyu katılana verdiği, bundan sonra muayene etmek için 15 günde bir uğrayacağını, bunun karşılığında 100 TL vermesi gerektiğini söylediği, katılanın yanında para olmadığını evde verebileceğini söyleyerek sanıklarla birlikte eve gittiği, sanık ...’ın katılanla eve girdiği, katılanın bozuk para çıkarması üzerine sanık ...’ın, 100’lük banknot gerektiğini söylediği,
katılanın kutu içindeki 500 TL’yi çıkararak saydığı sırada sanığın zahmet etme ben alırın diyerek katılandan parayı aldığı, katılanın boynunun da ağrıdığı söylemesi üzerine araçta boyun için masaj aleti var ben getireyim diyerek paralarla birlikte araca gittiği ve diğer sanıkla birlikte kaçtıkları olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/26176, K. 2013/9281, 20 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama