KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/26345 E., 2012/31493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2012
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık ...'nın, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 16/1. maddesi uyarınca 10.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 13/10/2010 tarihli ve 2010/323-388 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13.04.2011 gün ve 2011/4197/19268 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2011 gün ve 2011/175526 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanık hakkında üzerine karşılıksız çek keşide etmek suçundan 3167 sayılı Kanun'un 16/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ve lehine olan 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5/3. maddesinde yer alan "Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi halinde, bu çekten dolayı hukukî ve cezaî sorumluluk çek hesabı sahibine aittir." şeklindeki düzenleme karşısında, çek hesabının ...'ya ait olduğu, sanığın vekil sıfatıyla söz konusu çeki keşide ettiği cihetle, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir
isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
3167 sayılı Kanun’un 16. maddesi, “üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar adli para cezasıyla cezalandırılırlar. Ancak verilecek para cezası seksenmilyar liradan fazla olamaz. Bu miktar, 01/03/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci maddesine göre her yıl artırılır. Bu suçtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
Bu suçun, organ veya temsilcisi tarafından tüzelkişi yararına işlenmesi halinde özel hukuk tüzel kişisi hakkında da birinci fıkra uyarınca para cezasına hükmolunur. Ayrıca yetkili temsilci tarafından yararına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.” hükmünü içermektedir.
5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesinin 3. fıkrasında ise “ Çek hesabı sahibi gerçek kişi, kendisi adına çek düzenlemek üzere bir başkasını temsilci veya vekil olarak tayin edemez. Gerçek kişinin temsilcisi veya vekili olarak çek düzenlenmesi halinde, bu çekten dolayı hukuki ve cezai sorumluluk çek hesabı sahibine aittir.” hükmü yer olmaktadır.
Somut olayda, hesap sahibi ... olup anılan gerçek kişiye vekaleten söz konusu çekin hükümlü ... tarafından keşide edildiği suç tarihinden sonra 20.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Kanun’un 5. maddesi hükmünün ise vekaleten çek keşide etmeye cevaz vermediğinin anlaşılması karşısında, hükümlü ...’nın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı olup; kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; ...
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/26345, K. 2012/31493, 13 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama