KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/26353 E., 2011/1464 K.·Karar
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2011
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık ...'ın, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 16/1.maddesi uyarınca 8.500 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 21/05/2010 tarihli ve 2009/1534 esas, 2010/492 sayılı kararını meteakip, kararın kesinleşmesinde tereddüt hasıl olduğundan hükmün infaz edilip edilmeyeceği hususunda bir karar verilmesi talebi üzerine,
hükmün yerine getirilmesine devam edilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 24/11/2010 tarihli ve 2009/1534 esas, 2010/492 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 03/12/2010 tarihli ve 2010/1599 müteferrik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22/04/2011 gün ve 2010/4704/21370 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/06/2011 gün ve 2011/192239 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilamı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin başlangıcı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, Kayseri 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 21/05/2010 tarihli ve 2009/1534 esas,
2010/492 sayılı kararında, kanun yoluna başvuru mercii ile kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği gösterilmediği gibi, karara karşı başvurulabileek kanun yolu, süresi, sürenin başlangıcı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği ve bu sebeple kararın kesinleşmediği cihetle, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.
Maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
./.. -2-
T.C.
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİLAMI
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/26353, K. 2011/1464, 21 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama