KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/65449 E., 2013/9376 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Sanığın...Sigorta ve Aracılık Şirketinin yetkilisi olup acentası olduğ... Sigorta A.Ş. adına tahsil ettiği primleri sözleşmeye göre yedi gün içerisinde katılan şirkete aktarması gerekirken, şikayet tarihi olan 25/03/2008’e kadar yatırılmayan miktarın 29.415,73 TL yi bulduğu anlaşıldığından sanığın güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği sabit olduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 3. fıkrasına göre, mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz hükmü gereğince sanık hakkında 53/1-c maddesinin uygulanması,
2- Güveni kötüye kullanama suçundan tayin edilen 5 birim gün adli para cezasının, TCK’nın 52. maddesi uyarınca günlüğü 40 TL’den hesaplandığında neticeden 200 TL edeceği gözetilmeyerek, hesap hatası sonucunda sanık hakkında 400 TL adli para cezasına hükmedilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/65449, K. 2013/9376, 21 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama