KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/66027 E., 2013/11024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
242 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Uygulanan kanun maddesi ile ilgili olarak sanığa ek savunma ... tanındığından tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hırsızlık suçunda; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten ... tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Somut olayda;
Sanığın önceden tanıdığı müştekiden kartını değiştirerek konuşma yapmak istediğini söyleyerek cep telefonunu aldığı, telefon elinde olduğu halde üniversitenin önüne gidip geleceğini söyleyerek ayrılıp bir daha dönmemekten ibaret eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/66027, K. 2013/11024, 12 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama