KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/66210 E., 2013/9798 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, İstanbul iline Sinop Ayancık'dan mal almak için gelen katılana yaklaştığı, daha önceden tanıyormuş gibi hal hatır sorduktan sonra katılana kendisinin babaannesinin vefat ettiğini, ondan 13.500 YTL para kaldığını bu parayı kendisine vereceğini ve Ayancık'ta bulunan fakirlere dağıtmasını istediği, katılan başlangıçta kabul etmese de ısrar ederek kabul ettirdiği, sonra cebinden 300 Euro çıkarıp müştekiye bu paraları bozmasını istediği, katılanın yol yorgunu olduğunu Euro fiyatlarını bilmediğini beyan etmesi üzerine,
kendisinin Euro fiyatlarını bildiğini, 300 Euro'nun, 3.200 YTL'ye denk geldiğini beyan ederek katılanın parasının içinden 3.200 TL aldığı, daha sonra katılana parayı kendisine verdiğini ispatlamak için nüfus cüzdanının lazım olduğunu söyleyip katılanın nüfus cüzdanını da aldığı ve bir daha geri dönmediği, olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2-Tekerrüre esas alınan...4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/2005 tarih 531 E. 920 K. sayılı ilamında, sanık hakkında "uyuşturucu madde kullanma" suçundan TCK'nın 191/1. maddesine göre hükmedilen 1yıl hapis cezasının, aynı maddenin 2.maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına uymadığı takdirde infaz edilmesine karar verildiği, sanığın tedbire aykırı davranarak hapis cezasının infaz edildiğine ilişkin getirilen kararda kayıt bulunmaması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla "360 gün" ve " 7200 TL" adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla "5 gün" ve " 100 TL" adli para cezası ibaresinin ve hükümden TCK'nın 58.maddesine ilişkin bölümün çıkarılarak,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/66210, K. 2013/9798, 27 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama