KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/66512 E., 2013/9786 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
...’ın Bismil İlçesinde, pamuk destekleme primi almak için yapılan başvurularda yoğun yolsuzluklar yapıldığı ihbarı üzerine, üreticilerin 2006 yılında pamuk ektikleri yerlerin tespitine yönelik Landsat uydu görüntülerinin incelenerek beyanlarındaki bilgileri içeren ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlarındaki parsellerin uydu fotoğrafları vasıtasıyla kontrol edildiği, kontrol sırasında beyan ettikleri bir kısım yerlere pamuk ekmediklerinin belirlendiği,
alınan ifadelerinde bu defa beyan ettikleri yerler dışında kalan pamuk ektikleri yerleri göstermeleri nedeniyle suç kastının tespiti açısından, üreticilerin ektiklerini iddia ettikleri yerlerin kadastro görevlileri tarafından GPRS ile ölçümünün yapıldığı, ÇKS ve PKS (prim kayıt sistemi) kayıtları ile Kadastro ve Tarım İl Müdürlüğü temsilcilerince mahallinde düzenlenen tespit tutanaklarının müştereken değerlendirilmesi neticesinde; sanığın toplam 250.000,00 metrekarelik alanda pamuk üretimi yaptığını beyan etmesine rağmen, 200.927,00 metrekare
alanda pamuk ektiğinin tespit edildiği, bu şekilde 7.601,31 TL haksız destekleme primi almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Cumhuriyet Savcısının sanığın mahkumiyetine yönelik esas hakkındaki görüşünü belirtirken 05.02.2009 tarihli mütalaayı tekrar ettikten sonra, uygulanması talep edilen yasa ve maddelerini açık bir şekilde belirtmiş olması karşısında, sonuca etkisi bulunmayan bu nedenden ötürü bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
1-2006 Yılı Ürünü Kütlü Pamuk, Yağlık Ayçiçeği, Soya Fasülyesi, Kanola, Aspir ve Zeytinyağı üreticilerine Destekleme Primi Ödenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı Uygulama Tebliği hükümleri gereğince, üreticinin elde ettiği pamuğun kilogramı başına ödeme yapılacağının belirlenmesinden hareketle; sanığın, PKS kaydına göre, 250.000,00 metrekare alanda pamuk ekiminin gözüktüğü, teknik bilirkişilerce yapılan ölçüm ve Lansdat uydu görüntülerine aplike sonucunda fiilen 200.927,00 metrekare alanda pamuk ektiğinin tespit edildiği,
bu miktarın dekar başına elde edilebilecek maksimum miktar olan 600 kg ile çarpılması sonucu fiilen ekili olduğu tespit edilen alanda 120.556,200 kg pamuk elde edebileceği, oysaki sanığın müstahsil makbuzlarına göre toplam 112.260,00 kg kütlü pamuk satışı yaptığının anlaşıldığı, böylece fiilen ekili olarak tespit edilen arazilerde sattığından daha çok miktarda pamuk elde edilebileceğinin imkan dahilinde olduğu,
ayrıca alınan bilirkişi raporunda da anlaşılacağı üzere, GPS cihazının kullanımından kaynaklanan % 5 ve bu cihaz vasıtasıyla alınan koordinatların uydu fotoğrafı üzerine aplike edilmesi ile bu alanların ölçümü esnasında el hassasiyetinden kaynaklanan % 5 olmak üzere toplam % 10' luk bir hata payının da söz konusu olabileceği gözetilerek, sanığın fiilen ürettiğinden fazla miktarda pamuk satışı yapmış gibi müstahsil makbuzu aldığına dair savunmasının aksine, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-5237 Sayılı TCK'nın 158/1. madde ve fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde, suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.
Somut olayda ise, haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde belirlenen temel birim gün üzerinden yapılan indirim sonucunda, bulunan miktarın haksız yararın iki katından az olduğundan bahisle bu kez 5275 sayılı Kanun’un 106. maddesinde öngörülen adli para cezası yerine çektirilecek hapis cezası süresinin belirlenmesi açısından infazda tereddüt oluşturacak şekilde doğrudan haksız elde olunan yararın iki katı esas alındıktan sonra, bu miktar üzerinden daha önce yapılan indirimler de yeniden yapılmak suretiyle hükümde çelişkiye düşülmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/66512, K. 2013/9786, 27 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama