KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/66617 E., 2013/9985 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
240 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, otobüs bekleyen mağdurun yanına giderek bir fakire yardım için döviz bozduracağını söyleyip, 500 Euro olarak belirttiği ve herhangi bir değeri bulunmayan Brezilya parasını bozması için mağdura verdiği, mağdurun da karşılığında sanığa 300 TL vermesinden sonra, sanığın bu parayı alıp olay yerinden uzaklaştığı şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; sanığın sabıka kaydında, dolandırıcılık suçundan ve başka kasıtlı suçlardan birden çok mahkumiyeti bulunması ve sanığın tekrar suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmadığı şeklindeki gerekçenin yasal olması karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/66617, K. 2013/9985, 29 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama