KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/67764 E., 2013/11495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların resmi nikâh ile evliyken, sanık ...'nin vefat etmiş babasından sigorta maaşı alabilmek için 01.07.2004 tarihinde muvaazalı olarak boşandıkları halde aynı evde birlikte yaşamaya devam ettikleri böylece katılan Kurum'dan maaş alıp haksız yarar sağlayarak "nitelikli dolandırıcılık" suçunu birlikte işledikleri iddia olunmuş ise de;
hukuken geçerli bir kararla boşandıktan sonra eşlerin bir arada yaşamasının, boşanmanın maaş almak amacıyla yapıldığının ve hileli davranışın kanıtı olamayacağı, nitekim 5510 sayılı Kanunun 56.maddesinde bu durumu tespit edilen kişilerin gelir-aylığının kesileceği ve ödenmiş tutarların geri alınacağının belirtildiği, bu hususta cezai düzenlemenin bulunmadığı, sanıkların eyleminin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, bu nedenle atılı suçun unsurlarının oluşmadığına görelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/67764, K. 2013/11495, 20 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama