KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/67946 E., 2013/11372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan ...'nın, damadı ve oğlu olan tanıklar ... ve ... aracılığıyla kendisine ait aracı satmak istediği, tanık ...'in olay günü aracı Adana oto pazarına götürdüğü, sanık ...'in araca müşteri olduğu ve 21.400 TL'ye anlaştıkları, sanığın araç bedelini devir sırasında vereceğini söylediği, katılan ...'nın aracın devri için çağrılması üzerine “borcu yoktur” belgesi ile Adana'ya gittiği, sanığın poşet içinde paraları katılana göstererek güvenini kazandığı, birlikte Adana 11. Noterliğine gittikleri ve aracın devrinin sanık adına yapıldığı, sanığın tescilden sonra parayı vereceğim diyerek katılanı oyaladığı, sanığın tescil için ayrıca plakada haciz olup olmadığına dair
belge gerektiğini söyleyerek birlikte sanığın tanıdığı Kısmet Sigorta isimli iş yerine gittikleri, sanığın, Elbistan’dan gerekli belge gelinceye kadar para kalsın diyerek katılanı oyalamaya devam ettiği, katılan ve tanık ...'in cuma namazına gitmeleri üzerine sanığın sigortacı önünde park halinde duran aracın tescilini kendi adına yaptırdığı ve aracın lastiklerinin havasını indirdiği, sanığın aracın lastiklerine hava vurduralım diyerek tanık ...'le petrol istastonuna gittikleri, katılan ...'nın sigortacıda beklediği,
araç lastiklerine hava vurdukları sırada tanık ...'den su almasını isteyen sanığın bu esnada aracı çalıştırarak ortadan kaybolduğu, kısa bir süre sonra aracı üçüncü bir kişiye sattığı sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/67946, K. 2013/11372, 18 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama