KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/10021 E., 2012/42467 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...'in yüzüne karşı verilen kararda Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2, 232/6 maddeleri uyarınca hüküm fıkrasında başvurulacak kanun yolunun süresinin ve şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiğinden temyiz süre başlangıcının tefhimi veya tebliği tarihinden itibaren denilmek suretiyle çelişki yaratıldığından sanık ...'in temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya Bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda.
Sanıkların birlikte anlaşarak ... adına posta çeki hesabı açtırıp www.sahibinden.com adresine ... plakalı araca satılık ilanı verdikleri, internetten ilanı gören müştekinin ilandaki telefonu arayarak sanıklarla irtibata geçtiği, sanıkların müştekiden kaparo istedikleri, önce müştekinin buna yanaşmadığı, ancak ısrar edilmesi üzerine 250 TL parayı sanık ...’ye ait posta çeki hesabına havale ettiği, bundan sonra sanıkların tekrar 500-600 TL para istemeleri üzerine müştekinin durumdan şüphelenip parayı göndermediği, irtibat telefonunu defalarca aramasına rağmen ulaşamadığı,
internet sitesi üzerinde başka araçlara bakarken aynı araçla ilgili yine satılık ilanı verildiğini gördüğü, bu şekilde sanıkların birlikte hareket ederek bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/10021, K. 2012/42467, 1 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama