KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/10147 E., 2014/4001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2014
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; ...Sahil Güvenlik Bölge Komutanlığında görev yapan sanık ...'in, akrabası ... İnşaat Ltd.
Şti sahibi katılan ...'in yanına giderek bölge komutanlığının yaptığı ihalelere katılması hususunda görüştüğü ve katılanı Bölge Komutanlığının ihalesine girme konusunda ikna ettikten sonra Sahil Güvenlik Komutanlığı adına tanzim ettiği 27/04/2010 tarihli sahte malzeme siparişi yazısı fotokopisi ile katılandan 10.200,00 TL parayı ihalenin kendisinde kaldığını söyleyerek ...'ya göndermesini söylediği, katılanın da bu parayı ...'ya gönderdiği,
...'nın kendisine gelen bu paradan havale masrafını düştükten sonra kalan miktarı tanık ...'ın hesabına gönderdiği ve ...'in de bu parayı ...'e teslim ettiği tüm dosya kapsamından ve tanık beyanlarından anlaşılmakla sanığın dolandırıcılık suçundan eylemine uyan TCK'nın 157/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği, her ne kadar kamu davasına esas iddianamede sanığın kamu kurum ve kuruluşlarını vasıta ederek dolandırıcılık suçundan cezalandırılması talep edilmiş ise de; sanığın ...Sahil Güvenlik Bölge komutanlığının ihale açtığını söyleyerek dolandırıcılık suçunun hile unsurunu gerçekleştirdiği,
keza kamu kurumu niteliğindeki Sahil Güvenlik Komutanığının evrak ve işlemlerini bizzat kullanmayıp haricen sahte olarak beyan ettiğinden eyleminin TCK'nIn 157/1. maddesinde belirtilen dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/10147, K. 2014/4001, 5 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama