KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/10179 E., 2014/4003 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2014
- Tebliğname No
- 15 - 2012/127437
- Mahkemesi
- Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 23/06/2009
- Numarası
- 2006/675 (E) ve 2009/671 (K
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Somut olayda; sanığın suç tarihinde şikayetçiden görüşme yapmak üzere istediği cep telefonunu aldıktan sonra olay yerinden uzaklaşarak gittiği ve daha sonra da cep telefonunu şikayetçiye iade etmediğinin iddia ve kabul olunması karşısında, zilyetliğin sanığa devredilmemiş olması nedeniyle, eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülmesi sonucu dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/10179, K. 2014/4003, 5 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama