KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/10329 E., 2012/41083 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde,
Sanığa 13.07.2011 tarihinde tebliğ olunan 14.06.2011 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, sanık müdafiinin yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 20.12.2011 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE
1-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda.
04/02/2010 günü müşteki ...'in evine sanıkların gelerek elektrik idaresinden geldiklerini söyleyip, kaçak elektrik kullandıklarını belirterek kendilerine 25-30 milyar ceza kesileceğini, ayrıca elektriklerinin kesileceğini belirterek kendilerine bir gün sonra sabah 5.000 TL verdikleri takdirde bu işi halledeceklerini kimsenin haberi olmayacağını belirtip, bir tutanak imzalattıkları, müştekinin yaptığı araştırma ile bu şahısların kendisini dolandırdığını anladığını ve şikayet dilekçesi vermesi üzerine güvenlik görevlilerince müşteki tarafından getirilen 2500 TL paranın tespit tutanağı yapılıp,
para fotokopileride delil niteliğinde dosyaya alınarak, sanıkların vermiş olduğu telefon numarası müştekilerden ... tarafından aranarak gelip parayı almaları istenmiş, yaklaşık 20-25 dakika sonra gelen sanıkların parayı alıp, tutmuş oldukları tutanağın imza kısmını yırtarak müştekiye verip, odadan salona çıktıklarında evin içerisinde tertibat alan görevlilerce yakalanmalarından ibaret eylemlerinin dolandırıcılık olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/10329, K. 2012/41083, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama