KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/10547 E., 2014/4513 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın asker arkadaşı olan ...'yı telefonla arayarak altın bulduğunu, ... iline gelerek 10.000 TL getirmesi halinde altını kendisine vereceğini söylemesi üzerine, ...'nın ağabeyi olan katılanın yanında tanıklar olduğu halde,... il merkezine gelerek sanıkla otogarda buluştuğu, sanığın katılana bir adet altın vererek, devamının arkadaşında olduğunu, 10.000 TL vermeleri halinde altınları getireceğini söyleyip katılandan parayı aldıktan sonra, katılan ve tanıklarla birlikte sanığın belirttiği adrese gelip aracı park ettikleri sırada, sanığın başka bir araca binerek olay yerinden kaçtığı olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 250 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/10547, K. 2014/4513, 11 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama