KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/11685 E., 2014/4979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2014
- Tebliğname No
- 15 - 2011/241004
- Mahkemesi
- Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 23/11/2010
- Numarası
- 2008/420 (E) ve 2010/466 (K
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Avukat olan katılan'ın yanında katip olarak çalışan sanığın, katılan tarafından bedeli ödenerek alınan ve katılan adına kayıtlı bulunan .. plakalı 2006 model Renault Megane aracı iş takiplerinde kullanmak üzere teslim aldığı, bilahare katılan tarafından işini son verilerek aracın teslim edilmesi istendiği halde, aracı teslim etmediği iddia ve kabul edilen olayda;
1- Sanığın daha önceden bir araç sahibi olduğu, ancak aracı satın aldığı şahsa olan borcunu ödeyememesi nedeniyle, bu araç satılıp suça konu araç bedeli katılan tarafından ödenmek suretiyle satın alındıktan sonra sanığa kullanması için teslim edildiği, bu nedenle suça konu aracın sanıkta bulunmasının sanık ile aralarındaki hizmet ilişkisine dayanmadığından, eylemin TCK'nın 155/1. maddesinde belirtilen basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu halde, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde TCK 155/2 maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Kabule göre de,
2- Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/11685, K. 2014/4979, 18 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama