KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/12846 E., 2014/4797 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için. Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, bir araçla müştekiye ait benzin istasyonuna geldiği, 40 TL değerinde gaz aldığı, istasyon çalışanı olan ...’e, parasının olmadığını, cüzdanını evde unuttuğunu, kendisinin ...'lı olduğunu, ...’da işyeri açtığını, ...’ya hasta getirdiğini, hastahaneye gideceğini, yarım saat sonra ...’ya geri döneceğini, dönüşte parasını vereceğini söylediği ve ismini de yanlış olarak ...olarak bildirdiği, ayrıca kendisine ait olmayan bir cep telefonu numarasını söyleyerek, ... adıyla bir kağıt imzalayarak verdiği, müştekinin, ehliyet veya ruhsat istediği, sanığın vermediği, geleceğini söylemesine rağmen bir daha geri dönmediği,
söz konusu kağıt üzerinde yapılan incelemede yazı ve imzanın sanığa ait olduğunun belirlendiği, böylece sanığın, benzin alırken adını yanlış yazarak çalışan kişiye bir kağıt verdiği, böylece sanığın hileli hareketlerle
haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, müşteki ve tanık beyanları, teşhis tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/12846, K. 2014/4797, 17 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama