KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/12944 E., 2014/4989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2014
- Tebliğname No
- 11 - 2010/76037
- Mahkemesi
- Isparta Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 21/01/2010
- Numarası
- 2009/124 (E) ve 2010/8 (K
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; sanığın, S..D.. Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde bir dönem çalıştıktan sonra işten çıkarıldığı, sonra hastaneye hemşire N.. A..'in yanına gittiğinde, tedavi amacıyla hastaneye gidip gelen müştekileri gördükten sonra müştekilerin evine gidip, hastane çalışanı N.. hemşire tarafından gönderildiğini, 35 TL verirlerse müşteki Münevver'e chek-up yaptırılacağını söyleyip müştekilerden para aldığı iddia edilen olayda;
Sanığın, kendisini hastaneden hemşirenin gönderdiğini söyleyerek şikayetçilerden para alması şeklindeki eylemi basit dolandırıcılık kapsamında kaldığı halde, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabule göre de;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/12944, K. 2014/4989, 18 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama