KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/13848 E., 2014/5651 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; muhasebeci olarak çalışan sanığın, ... Turz. Seyahat A.Ş.'nin... ve ... Bankası Şubeleri'ne yatırmak üzere şirketin yönetim kurulu başkanı olan katılandan elden 17.500,00 TL, ... isimli işyerinden 25.000,00 TL ve şirket pos hesaplarından 4.145,00 TL çekmek suretiyle para aldığı, toplam 46645 TL'yi ...Bankası ve ... Şubelerine yatırması gerektiği, ancak; 1.720,00 TL'sinin yatırılmadığı ve eksik olan paranın nerede olduğunu açıklayamadığı, bu şekilde üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde "50 gün" uygulanması
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/13848, K. 2014/5651, 26 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama