KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/1485 E., 2013/14663 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kamu kurumu zararına dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
... hastası olan sanık ...'nin hastalık nedeniyle daha önceden sağ ayak parmaklarının üçünün kesildiği, ağrıları nedeniyle kırmızı reçeteyle yazılan "Aldolan" isimli ilaç kullandığı, bu ilacın kullanım süresi dolmadan yeniden reçete edilemediği, ancak sanığın şiddetli ağrıları nedeniyle ilacı fazla kullandığı, ilaca ihtiyaç duyduğu için ...
Yüksek İhtisas Hastanesi'ne gidip ablası olan Nurcan Çelik adına giriş yaptırarak nöroloji uzmanı olan diğer sanık ...'nin yanına gittiği, ablasının kanser hastası ve ölmek üzere olduğunu, bu nedenle getirmesinin mümkün olmadığını söyleyerek ilaç yazmasını istediği, doktor olan sanığın da raporu görmesi üzerine 10.03.2006 ve 20.03.2006 tarihli reçetelerle bu ilacı yazdığı, ilacın katılan kuruma fatura edildiği ve 29 TL zarara uğratıldığı, bu şekilde sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda;
şiddetli ağrılarını dindirmek amacıyla raporuna istinaden süresinden önce ilaç yazdırmak isteyen sanık ...'nin ve ölmek üzere olan bir kanser hastasına raporlara göre ilaç yazdığını sanan sanık ...'nin suç işleme kastıyla hareket etmedikleri anlaşıldığından, manevi unsuru bakımından oluşmayan nitelikli dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/1485, K. 2013/14663, 2 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama