KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/16228 E., 2014/8567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Gerekçeli karar başlığında, şikayetçi ...'e yönelik dolandırıcılık eyleminin gerçekleştirildiği 20.07.2009 tarihi, suç tarihi olarak gösterilmemiş ve ayrıca sanık hakkında tayin olunan gün para cezası, adli para cezasına çevrilirken uygulama maddesi olan TCK'nın 52/2. maddesi hüküm fıkrasında belirtilmemiş ise de; bu eksikliklerin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; kendisini Çankaya Belediye Başkanı'nın makam şoförü olarak tanıtan sanığın, şikayetçi...'e ve diğer şikayetçi ...'nın çocuklarına belediyede iş bulacağı vaadinde bulunarak, bir takım evraklarla birlikte 260 ve 300 TL para aldığı sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/16228, K. 2014/8567, 30 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama