KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/16364 E., 2014/2354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2014
- Tebliğname No
- 11 - 2010/144693
- Mahkemesi
- İstanbul(Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 23/12/2009
- Numarası
- 2008/483 (E) ve 2009/1115 (K
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın suça konu çeki, aldığı malzeme bedeli olarak keşide edip vermesine rağmen, sonradan tahsil edilmesini önlemek amacıyla bankaya ödemeden men talimatı verdiği ancak itirazın iptali ya da menfi tespit davası açmayan sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi nedeniyle, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f maddesinde öngörülen “Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/16364, K. 2014/2354, 11 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama