İçeriğe geç
AC
15. Ceza Dairesi Esas: 2012/1681 Karar: 2013/14301 Tarih: 2013

Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2012/1681 K.2013/14301

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/1681 E. , 2013/14301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurumu zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,

Karar Özeti

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/1681 E. , 2013/14301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurumu zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,

Karar Detayı

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/1681 E. , 2013/14301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurumu zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. TCK'nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir. Sanığın, 2002 yılında ... Yeşil Kart Bürosu'na yaptığı müracaat sonucunda, ...'nin 05/10/2002 tarihli kararı ile kendisi, bakmakla yükümlü olduğu annesi ..., eşi ... ... ile çocukları ... ve ... ...'e yeşil kart verildiği, sanık hakkında yeşil kart almak için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı hususunda daha sonra yapılan inceleme sonucunda, Egsan Edirne Gübre Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ortağı olduğunun tespit edilmesi üzerine ... tarafından 2008 yılında yeşil kartlarının iptal edildiği, böylece sanığın, baştan itibaren durumunun 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkındaki Kanun hükümlerine uygun olmamasına rağmen, kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişilere yeşil kart çıkartarak kullanmak suretiyle 3.605 TL haksız menfaat temin ederek kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, okuma yazma bilmeyen sanığın söz konusu şirkette gerçek bir ortak olmadığı, başkaları tarafından kandırılarak kağıt üzerinde bir ortaklık kurulduğu, bu hususun şirket kayıtları ve tanık beyanlarıyla doğrulandığı, ayrıca yeşil kart verildiği sırada ilgili kurum tarafından yapılan araştırmada, sanığın herhangi bir işinin ve malvarlığının bulunmadığının tespit edildiği, sanığın, yeşil kart almak amacıyla kuruma karşı hileli bir beyanı veya davranışının da bulunmadığı, bu nedenlerle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla