KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/17296 E., 2014/3313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Şikâyetçi ...’nin sahibi olduğu şirkette çalışan sanığın, şirketin finans işiyle ilgilenen ...'den ... şirketine teslim etmek üzere aldığı 2.000,00 TL değerinde çek ile 4.000,00 TL nakit parayı anılan şirkete teslim etmediği gibi şikâyetçi firmaya da geri vermeyerek güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında, kendisine verildiği belirtilen çeki o gün işe gidemediği için teslim edemediğini, sonrasında ise, kendi çalıştığı şirkete verdiğini, kendisine teslim edilmek üzere hiçbir şekilde para verilmediğini belirterek suçlamaları kabul etmemesi,
şikâyetçi ve tanık ...’nun beyanlarından da anlaşılacağı üzere ...şirketine iletilmek üzere verilen çekin iptal ettirilmiş olması nedeniyle herhangi bir bankaya ibrazının söz konusu olmaması, ... şirketine teslim edilmek üzere sanığa 4.000,00 TL verildiğine dair herhangi bir belge olmaması yanı sıra, şikâyetçinin şirketinde de buna dair bir kaydın da bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, tanık ...’nun soyut beyanları dışında sanığın mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/17296, K. 2014/3313, 24 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama