KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/17365 E., 2013/18340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten ... tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Katılanın oğlunun işe ihtiyacı olduğu, sanığın da kapıcıya ihtiyacı olduğunu katılanın ikamet ettiği mahallede bulunan bakkala söylediği, bakkalın haber vermesi ile sanık ile katılanın buluştuğu, katılanın kullandığı araç ile kapıcı aranan apartmana doğru gittikleri esnada sanığın cep telefonunun çaldığı, akabinde sanığın cep telefonunun şarjının bittiğini söyleyerek katılandan cep telefonunu
istediği, katılanın cep telefonunu sanığa verdiği, yola devam ederken bir pasajın önüne geldikleri, sanığın apartmanın anahtarını bu pasajdan alacağım diyerek katılanın cep telefonu yanında olmasına rağmen pasaja gittiği ve bir daha da geri dönmediği olayda, sanığın ikrarı karşısında eyleminin üzerine atılı dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan "5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadesinin yerine" 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/17365, K. 2013/18340, 25 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama