KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/17403 E., 2014/9766 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2014
- Tebliğname No
- 11 - 2010/194687
- Mahkemesi
- Adana 12. Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 18/02/2010
- Numarası
- 2010/28 (E) ve 2010/148 (K
- Suç
- Dolandırıcılık
Karar Metni
212 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, hastanenin bahçesinde bankta oturan müştekinin yanına gelerek annesinin hastanede yattığını, Balcalı'ya sevk yapılacağını, bu durumu ailesine haber vereceğini söyleyerek telefonu alıp bir daha geri gelmediği iddia edilen olayda zilyetliğin devir iradesi bulunmadığı nedeniyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suçun nitelendirilmesinde hata yapılarak dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/17403, K. 2014/9766, 20 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama