KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/18645 E., 2013/1984 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sorgusu esnasında başka suçtan ceza infaz kurumunda bulunduğu anlaşılan, UYAP kayıtlarına göre de hüküm tarihinde halen ceza infaz kurumunda bulunan sanığın sorgusunda bildirdiği ev adresinden Tebligat Kanununun 21.maddesi uyarınca kendisine tebligat yapılması usulsüz olup, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Oto yedek parçası ve yağ satışı yapmakta olup Beytüşşebap İlçesinde ikamet eden şikayetçinin İskenderun'dan sipariş ettiği 95 teneke motor yağının Beytüşşebap'a kargo hizmeti bulunmaması nedeniyle Cizre'de satıcı firmanın irtibatlı olduğu ... Oto isimli işyerine gönderilmesi, malı teslim almak üzere bahsi geçen adrese gelen şikayetçinin akrabası ...'ın, cadde üzerinde gördüğü sanığa ...
Oto isimli yeri sorması, sanığın öyle olmadığı halde dükkanın kendisine ait olduğunu söylemesi, tanık ...'ın durumu anlatarak malı teslim almak üzere geldiğini söylemesi, sanığın nakliye parası vermesi halinde malı teslim edeceğini söylemesi, tanığın şikayetçiyi arayarak para istendiğini belirtmesi üzerine nakliye parası ödemek istemeyen şikayetçinin tanıktan malı bırakıp gelmesini istemesi, tanığın olay yerinden ayrılmasının ardından ...
Oto'nun yetkilisi tanık ...'a kendisini şikayetçinin akrabası ... olarak tanıtan sanığın dükkanda bulunan şikayetçiye ait yağ tenekelerini temin ettiği bir araca yükleyerek götürüp satması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, 5237 sayılı TCK.nun 157/1.maddesinde hapis cezası yanında adli para cezası da öngörüldüğü halde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/18645, K. 2013/1984, 5 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama