KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/19008 E., 2013/5518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mart 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılığa Teşebbüs, Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanmaya Teşebbüs
- Hüküm
- Beraat, Mahkumiyet
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
1-Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Katılan şirkete gelen ihbar üzerine şirketin sanık ...'in vekaleten yetkilisi olduğu ... firmasını takibe aldıkları, ... plaka sayılı araç adına tanzim edilmiş bir irsaliye olduğu ve irsaliyeyi şoförün teslim aldığını fark ederek bekledikleri, saat 17:57 sıralarında ... plakalı aracın sanık ... yönetiminde fabrikaya giriş yaptığı ve çimento doldurduktan sonra saat 18:20 civarında sanık ...'ün kontrolünde bulunan kapıdan çıkış yaptığı, bunun üzerine tanık ...'ın şirkette şoför olarak çalışan tanık ... ile birlikte aracı takip ettikleri, kamyonun ...'da bulunan sanık ...'in sahibi olduğu ...
Ticaret isimli depoya girdiğini gördükleri, tekrar fabrikaya geri döndükleri aynı bayiye ait ... plakalı araç ile sanık ...'ın fabrikaya giriş yaptığı, satış servisinde görevli olan tanık ...'ın bilgisayardan yapmış olduğu kontrolde ... plakalı araç adına düzenlenmiş herhangi bir irsaliye olmadığının tespit ettiği, sözkonusu aracın da yüklemesini yaptıktan sonra çıkış yapmak için fabrika kapısına geldiği burada sanık ...'ün aracın sayımını yaparak çıkışına izin verdiği aracın fabrika kapısından çıktıktan hemen sonra uzaklaşmadan tanık ...'ın aracı durdurarak sanık ...'dan irsaliyesini isteyip,
yaptığı kontrolde sözkonusu irsaliyenin biraz önce takip ettikleri ... plakalı araca ait olduğunu tespit ettiği olayda sanıklar ..., ..., ..., ...'ın dolandırcılığa teşebbüs suçunun oluştuğuna, sanık ... hakkında dolandırıcılığa teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili, sanık ..., ... müdafiileri, sanıklar ..., ...'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün temyiz incelemesinde;
Dosya içeriği ve tanıkların anlatımları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın yükleme bölümünde postabaşı olarak görevli olması, sanığın talimatı ve denetimi olmaksızın yüklemenin yapılamaması, araç plakasını dahil olmak üzere irsaliye bilgileri incelenip kontrol edilerek yüklemenin yapılmasının gerekmesi, ayrıca sanığın iştiraki olmaksızın olayın haklarında mahkumiyet kararı verilen diğer sanıklar tarafından organize edilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/19008, K. 2013/5518, 26 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama