KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/19121 E., 2013/19310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendesine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; ...Ltd ünvanlı şirketin yetkilisi sanık İ... ile ...Ltd ünvanlı şirketin yetkilisi olduğu ileri sürülen sanık ...'nin, aralarında yazılı bir sözleşme olmasa da ticari teamül gereği uzun süredir katılan A.Ş.'nin, müşterilerine sattıkları araçların trafik-tescil-plaka işlemlerini takip edip sonuçlandırdıkları ve katılan A.Ş.'nin satış politikası gereği, satılan araçların Motorlu Taşıt Vergisi'nin satış tarihindeki taksit tutarını müşteri yerine ödemeyi, işlemleri de müşterileri adına gerçekleştirmeyi yüklenmesi nedeniyle;
sözkonusu M.T.V.'ne karşılık gelen para ile trafik tescil-plaka işlemlerinde sarfedilen para ve takip hizmetine karşılık verilen komisyon ücretinin ünvanı belirtilen şirketlerin banka hesaplarına cari nitelikte yatırılmasına rağmen sanıkların M.T.V. miktarlarını ilgili vergi dairesine bir aylık süresi içinde yatırmayıp bunları mal edinmeleri eylemlerinin "nitelikli güveni kötüye kullanma" suçunu oluşturduğu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulanmasında aşağıda belirtilen bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
I) Katılan şirket adına vekilinin, sanıklar hakkında "zincirleme nitelikli güveni kötüye kullanma" suçundan verilen "mahkumiyet" hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan şirket vekilinin yüzüne karşı tefhim olunan 29/06/2010 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 07/07/2010 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) "Zincirleme nitelikli güveni kötüye kullanma" suçundan verilen "mahkumiyet" hükümlerine yönelen sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezaları alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel gün birim sayılarının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/19121, K. 2013/19310, 5 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama