KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/19124 E., 2013/1681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, Özel belgede sahtecilik
- Hüküm
- zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma
Karar Metni
675 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I-Sanıklar hakkında "özel belgede sahtecilik" suçundan "kamu davasının asli dava zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına" dair verilen hükme yönelen katılan vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
"Özel belgede sahtecilik" suçunun konusu olan ve sanıklardan ... ile ...'ın gerçekte fiilen çalışmadıkları halde fiili hizmet süresi kazanmaları sonucunu doğurduğu iddia olunan, sanık ... açısından 27.11.2001, sanık ... açısından ise 26.2.2002 tarihlerinde sanık ... işyerinden düzenlenmiş "işe giriş bildirgelerinin" tanzim olunup katılan kuruma verilmesi tarihlerinden iddianamenin düzenlendiği 16.6.2009 tarihi arasında beş yıldan ibaret asli dava zamanaşımının dolduğu gözetilerek;
anılan suçtan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanıklar lehine bulunan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca "asli dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine" karar verilmesi gerekirken, "denetime olanak vermeyecek şekilde müphem bırakılan" suç tarihinden sorguları tarihlerine kadar beş yıllık zamanaşımının dolduğundan bahisle yazılı şekilde "ortadan kaldırma" hükmü verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen sanıklar hakkındaki anılan suçtan verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma hükümlerinin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan 765 sayılı TCK. nun 345. maddesine ilişkin belirleme ve tanımlamaların hükümden çıkartılarak, yerine 1. paragraftan ayrı olmak üzere;
"5237 sayılı TCK. nun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun, kanun maddesindeki cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 104/2. maddesine göre hesaplanan asli dava zamanaşımının 27.11.2001 ve 26.02.2002 olan suç tarihlerinden iddianamenin düzenlendiği 16.06.2009 tarihi itibariyle gerçekleştiği anlaşılmakla; sanıklar hakkındaki anılan suçtan açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE" paragrafı yazılmak suretiyle anılan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan "kamu davasının asli dava zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına" dair verilen hükme yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
İşçi ve işveren olan sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek; işçi statüsündeki sanıklara fiili hizmet süresi kazandırılması maksadıyla, sanık ...'nun işyerinde çalışıyorlarmış gibi gösterilerek, katılan kurumun iptaline konu bu hizmet sürelerinden de faydalanarak "aylık bağlama", "sağlık harcamaları" gibi hususlarda haksız yarar sağlamak suretiyle kamu kurumunu dolandırdıkları iddia olunan somut olayda;
Sanıklar... ve ...'ın 1.11.2001-31.12.2001 tarihlerini kapsayan dönemde, sanık ...'in işyerinde çalıştıklarını gösterir 27.11.2001 ve 26.2.2002 tarihli "işe giriş bildirgelerine" konu sanık ... çalışmasının idarece iptal edilmiş olması, sanık ... açısından ise, söz konusu fiili hizmet süresine de dayanılarak 1.2.2003 tarihinde aylık bağlanıp 19.8.2006 tarihine kadar ödenmesi karşısında; sanıkların katılan iaderece geçersiz sayılan bu dönemlere dayanarak "haksız yarar sağlayıp sağlamadıklarının" araştırılıp, kesin surette saptanmaya çalışılması, haksız yarar sağlanılmış ise;
yüklenen suç açısından "en son haksız yararın sağlandığı tarihin" suç tarihi olarak kabulü gerektiğinin gözetilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken gerekçeli karar başlığına suç tarihi "7.2.2006" yazılmak suretiyle yazılı şekilde, zamanaşımı nedeniyle davaların ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/19124, K. 2013/1681, 31 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama