KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2012/19946 E., 2014/12755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2014
- Tebliğname No
- 11 - 2010/210715
- Mahkemesi
- İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 22/02/2010
- Numarası
- 2006/364 (E) ve 2010/38 (K
- Suç
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
İzmir Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık yapan sanığın, 08/11/2004 gün ve 28310 sayılı vakaletname ile katılan Ş..
Ç..'nın vekilliğini üstlendiği, Konya 2. Aile Mahkemesi'nin 2003/122 E, 2004/290 K sayılı ilamına istinaden, biriken nafaka alacağının faiziyle tahsili için İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2004/9123 sayılı takip dosyası üzerinden katılan vekili sıfatıyla icra takibi başlattığı, takip kapsamında icra veznesinden 20/06/2005 tarihinde 275.90 TL, 15/08/2005 tarihinde ise 377,60 TL tahsil ettiği halde bu paraları katılana vermeyerek uhdesinde tuttuğu iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda;
sanığın savunmasında, katılan adına takip ettiği başka icra takipleri ve davalar bulunduğunu, bu takip ve davalarda yargılama ve dava giderlerinin kendisi tarafından karşılandığı gibi, avukatlık ücretinin de ödenmediğini, bu nedenle tahsil ettiği bedel üzerinde hapis hakkını kullandığını beyan etmesi ve katılan adına yürüttüğü icra takipleri ve davalara ilişkin dosya numaralarını da belirtmesi, ayrıca katılanın, sanığa vekalet ücretini ödediğine dair herhangi bir delil ibraz etmemesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
sanığın, katılanın vekili olarak görev yaptığı tüm dava, takip ve diğer işlerin araştırılarak, tespit edilen icra takip ve dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, ayrıntılı özetlerinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin alınması, sanığın katılan adına takip ettiği dosyalardan dolayı ne kadar alacağı olduğunun, gerek görüldüğü taktirde bilirkişi/bilirkişiler marifetiyle kesin olarak tespit edilmesinden sonra, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 166/1. maddesi de dikkate alınıp, sanığın uhdesinde tuttuğu para ile kıyaslanarak,
yasal hapis hakkını kullanıp kullanmadığı belirlenip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/19946, K. 2014/12755, 24 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama